18 Mart 2015 Çarşamba

Gün geçtikçe sosyal medyanın esiri oluyormuşuz gibi hissediyorum. Artık bütün hayatımızı sosyal medyada yaşar olduk. Yediğimiz yemekler, gittiğimiz mekanlar, eğlencelerimiz, üzüntülerimiz, dostluklarımız hepsi sanal. O kadar kaptırdık ki kendimizi beğenilmeye, işler gittikçe tuhaflaşmaya başladı. Geçenlerde bir arkadaşım paylaştığı bir fotoğraf az beğeni aldığı için üzgündü. Gerçekten üzgündü ve bundan dert yakınıyordu. O an, hissettim bunu.

Geçirdiğimiz saatler eskisine nazaran ne kadar kaliteli bilemiyorum. En son ne zaman bir konsere gittiğinizde gerçekten sadece ortamın atmosferine kapılıp, elinizde kayıt cihazları olmadan bir konseri izlediniz? Ya da arkadaşlarınızla bir ortama gittiğinizde birbirinizle selfie çekinmeden, yediğiniz ya da içtiğiniz şeylerin fotoğrafını çekmeden, olayın akışına kendinizi bırakıp vakit geçirdiniz?

Bu beni gerçekten üzüyor ve korkutuyor. Zaman ilerledikçe daha çok robotlaşan ve zombileşen bireyler haline geliyoruz. Eski hobilerimizin yerini şimdi akıllı telefonlar, tabletler aldı. Aslına bakarsanız sosyalleşmekten ziyade asosyallik durumu yaşıyoruz. Sanallığın bize getirdiği yeni teknoloji budur. Bunun  üzerinde biraz düşünmeniz ümidi ile, şimdilik hoşça kalın.

Burçin.